|
Ak-Tur Datça Tatil Sitesi 869,500 m2'lik alan üzerinde
turistik işletmeciliğe dönük 1275 adet, altı değişik tipte
villa ve rezidansları içeren tatil konutları bölgeleri ile
26,000 m2'lik alanda 600 kişilik kamping ile, yaklaşık 7,000
yataklı bir tatil sitesinin tüm gereksinmelerini karşılayan
tesisleri içermektedir.
Tarihçe
"Yarımadaların en güzeli üzerinde
tanrıçaların en güzeline adanan belde ..." STRABON
Datça yarımadası doğa ile tarihin bütünleştiği ender yeryüzü
parçalarından biridir.
Zaman zaman yarımadanın yükseklerine çıkarak gün geçtikçe
nesli azalan yaban keçilerine, yaban kedilerine, yaban domuz
sürülerine rastlayabilirsiniz.
Yolculuğunuz boyunca denize teğet geçerken yunus balıklarının
oyunlarını izleyebilir, çok şanslıysanız nesli iyice tükenmekte
olan fok balıklarına da "merhaba" diyebilirsiniz.
Dünyanın en güzel gün batışlarından birini seyretmek için
antik Knidos kentine gitmek gerekir.
Knidos'lu matematikçi ve gökbilimci Eudoxos, güneş, dünya
ve ayın yörüngelerini bu kentte ilk kez bilimsel olarak saptarken,
bu güzelim gün batışından etkilenmiş olmalı.
Dünyanın yedi harikasından biri olan İskenderiye Feneri'nin
mimari Sostratos'un, bu harikayı yaratırken, doğduğu ve büyüdüğü
Knidos kentinin ve Datça yarımadasının büyüsünden esinlendiği
söylenir.
Ünlü heykeltraş Praxiteles'in İ.Ö. IV. yy'ın ortalarında Knidos'a
yaptığı, tarihin bilinen ilk çıplak Afrodit heykelini ise
dünyanın dört bir yanından devrin turistleri ve hatta kralları
bile görmeye gelir. Ölümsüz güzellik tanrıçası Afrodit'in
kendi adına yapılan bu heykeli çok beğendiği ve bu nedenle
de güzelliğini yarımadaya verdiği anlatılır.
Knidos dendi mi akla güzellik ve aşk tanrıçası Afrodit, Afrodit
denildi mi de güzellik ve aşk yarımadası Datça gelir.
” Tanrı, uzun ömürlü olmasını dilediği
kulunu Datça’da yaratır.”
M.Ö.VII.Y.Y.’da Ege adalarından gelerek İONYA’nın güney kıyılarına
yerleşen DOR’lar tarafından kurulmuştur. Datça ve çevresi
çok eski bir tarihe ve medeniyete sahiptir. Ünlü heykeltraş
PROKSTEL burada yaşamıştır. Şehirde Apollon ve VENÜS adına
yapılmış çeşitli mabetler, büyük tiyatro, oyun ve toplantı
yerleri bulunmaktadır. Zamanın en ünlü tıp merkezi DATÇA’dadır.
Çevreye göre rutubet oranı az, nefis havası ve şifalı suları
ile Datça, yaşanılmaya değer bir yerdir.
Meşhur Coğrafya bilgini STRABON’un deyimi ile ”Yarım adaların
en güzeli üzerinde tanrıçaların en güzeli” için kurulmuş bir
kenttir. Knidos, Datça yarım adasının en batı ucundaki Reşadiye
Burnu üzerinde bulunur. Halikarnassos’un Dor Hexapolis (Altı
kent)’den çıkarılışından sonra karada kalan tek kenttir. Dor
Hexapolis’in en kutsal yeri, Apollon tapınağı buradadır.
Heredotos’a göre Knidos SPARTA’dan gelen kolonistler tarafından
kurulmuştur. STRABON, Knidos kentinin teraslar üzerine kurulduğunu
ve bir Antik Tiyatro gibi denizden AKROPOLİS’e doğru yükseldiğini
belirtir.
Tarihin en önemli Astronom ve Matematikçilerden EUDOKSOS (M.Ö.
4000) ve ünlü mimar SOSTRATO Knidos’ludur.
Knidos kenti ünlü heykeltraş PRAXİTALES’e ait APHRODİTE heykeli
ile ünlüdür. Kent’in bir başka heykelcilik şaheseri bugün
British Museum’da sergilenen yine PRAXİTALES’e ait (Knidos
Aphrodite)’dir.
Eski Knidos kenti, Datça iskelesinin hemen yanında kurulu
bulunmaktaydı.
Yeni Knidos’un kent planı ise hipodomik plan özellikleri taşımaktadır.
Üç kapıya sahip olan kent suları iyi korunmuştur. Ancak; kentin
kuzeyindeki Antik tiyatronun doğu kesimi tamamen yıkılmıştır.
Antik tiyatro, 35 sıralı ve 2 diozomadan (Diazoma, Antik Tiyatrolarda
oturma sıralarını ayıran gezinti ve geçiş yerleridir) oluşmaktadır.
Burada bulunan dikdörtgen biçimindeki tapınağın hangi döneme
ait olduğu bilinmemektedir. Tapınağın batısında ikinci bir
ODEON, güneyinde dorik bir STOA, yapıların biraz aşağısında
DİONİZİNOS tapınağı üzerinde kurulan kilise bulunmaktadır.
|
Datça
|
|
|
Knidos
|
|